Yaşar Aktaş

25 Kasım 2018

Hüseyin Ağa (Ali Dedemin Babası)

#dedemin babasi#Hüseyin Ağa

Babaannem, Hüseyin Ağa’dan söz ederdi; “Hüseyin Ağa Kaynatam çok çalışkan bir adamdı. Oldukça günü işinde gücünde geçerdi. Deden Ali Bey onun kadar çalışkan değildi. Sinop-Ayancık arasınca yörelerde gezerdi. Düğünlerde bayramlarda bulunmaktan hoşlanırdı.” dediğini hatılıyorum.Yalnız, Hüseyin Ağa’nın babası Ahmet Ağa’dan söz etse bile görememişti. Çünkü, eşi Ali Bey’in dedesi Ahmet Ağa Babaannem gelin gelmeden önce ölmüşmüş. Zaten, Ahmet Ağadan ilerisinde kimler vardı, bilinmiyor.

Hüseyin Ağanın amcası oğlu İbrahim Ağa’dan söz edilir. İbrahim Ağanın Ayşe diye (Tati) bir kızı varmış. Babam ona hala derdi. Ben onu hayal meyal hatırlıyorum. Etraftan babaanneme ve çocuklarına yanlışlık yapmaya çalışan olursa Tati Hala sahip çıkarmış. Cesur olduğunu hem annem, hem de babaannem söylerdi. Bir de babamın amcası Yusuf varmış. Onun da Hatice isminde bir kızı olmuş. Hatice Hala, babamın amcasının kızı, küçük yaşta babasını kayıp etmiş onu da babaannem büyütmüş.

Babamın dedesi Hüseyin Ağa yukarki tarlada, gelikte gece mısır beklerken (domuz ve ayıdan) çok yağmur yağmış. Yağmur akşamdan sabaha kadar hiç dinmemiş. Her tarafı sel almış. Babamın dedesinin geliğini dedem içinde sel almış tarlanın alt tarafına kadar sürüklenmiş. O gece yağmur altında sabahlayan Hüseyin Ağa sabahı eve zor gelmiş. O gece zorlanma dolayısı ile hayalarında fıtık oluşmuş. Hayaları şişmiş ve o hastalıktan iyi olamamış. Babaannem bu olayı ağlayarak anlatırdı. Eşi Ali Bey’den çok ona güvendiğini, evin esas direği kaynatası Hüseyin Ağa olduğunu söylerdi. Bu anımı babaannemden dinlemiştim. Aklımda kalanları yazmaya çalıştım.